25 Kasım 2008 Salı

ATA'NIN CAN DÜNDAR'A MEKTUBU

Utandım çocuk

Beni anlatan bir film yapmışsın .
Kızgınım, utanç içindeyim.
Sana değildir kızgınlığım. Filmdeki Mustafa'dan da utanmış değilim.
Başaramamışım, bundandır utancım.

Komutam altında, bu vatan için kanını akıtan Türk askerlerinden utandım.
"Özgürlük" demiştim, benim karakterimdir. .
"Bilim" demiştim, tek yol göstericidir.

Sen, "Karanlıktan korkardı" demişsin benim için.
Korkardım evet. Bu ulusu boğmak isteyen karanlıklardan çok korktum.
Ama insaf be çocuk, korkup da kaçmadım ya.
Söküp atmadım mı o karanlığı bu ülkenin üzerinden?

Diktatör demişsin bir de. Hiç okumadın mı çocuk?
Nerde benim nesilleri emanet ettiğim öğretmenler?
Anlatmadılar mı sana?

Başkomutan olarak cepheden cepheye koşarken ve bütün kararları tek başıma alabilecekken neden bir meclis kurdum ben çocuk? Böyle diktatör olur mu?
Ah be çocuğum.
Neden, nasıl düşman ettiler seni bana?
Baktım aşktan, sevgiden, aileden bahseden güzel şeyler yazmışsın bugüne kadar.

Belli ki,çalışkansın, zekisin. Kara cüppeleri ile milletin ümüğüne çökmüş olan yobazları çok iyi anlarım da çocuk, seni anlayamıyorum.

Onlar zaten hiç sevmedi beni. Yüzyıllardır süren iktidarlarını çekip almıştım ellerinden.

Sevmeyecekler beni elbette..
Peki sen çocuk, sen neden kol kola girdin bu kara kalplilerle?
Dedim ya, sana değil kızgınlığım.
Başaramamışım.

Anlatamamışım demek ki özgürlüğün kıymetini, bağımsız bir ulusun, onurlu özgür bireyi olmanın ne büyük bir nimet olduğunu.
Yazık olmuş, onca vatan evladının kanına, onca ananın göz yaşına. Veremem ki şimdi hesabı, ne o gencecik bedenlere, ne de gözü yaşlı analara.
"Bu muydu uğruna bizi ölüme gönderdiğin vatan?" derlerse,
"Bu nesiller miydi,ölen evlatlarımızın kanıyla kurduğun ülkeyi emanet ettiğin?"

diye sorarlarsa ne derim ben onlara be çocuk?

Olmadı be çocuk...

Olmadı.

19 Kasım 2008 Çarşamba

Sarkilar Anlatir Bazen Durumu #4


Bu kaçıncı hayalim bu kaçıncı günüm
Bu kaçıncı sözveriş yalan
Bir kasvet var havada
Bu sabahı doğuran şu ikinci bahar yalan

Ben ipek böceği sense hanımeli
Öğrendim uzaktan seni sevmeyi
Ben razıyım bu rüzgarla gitmeye
Dokunmasam da seni hissitmeye

Bu kaçıncı umudum bu kaçıncı baharım
Bu kaçıncı bekleyiş yalan
Bir masal biliyorum ikimizi anlatan
Sonu iyi bitiyormuş yalan

Ben ipek böceği sense hanımeli
Öğrendim uzaktan seni sevmeyi
Ben razıyım bu rüzgarla gitmeye
Dokunmasam da seni hissitmeye


hanimeli R.E.R.

14 Kasım 2008 Cuma

BAĞLANMAYACAKSIN

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

11 Kasım 2008 Salı

Sarkilar Anlatir Bazen Durumu #3


Of all the things I've believed in
I just want to get it over with
Tears form behind my eyes
But I do not cry
Counting the days that pass me by

I've been searching deep down in my soul
Words that I'm hearing are starting to get old
It feels like I'm starting all over again
The last three years were just pretend
And I said,

Goodbye to you
Goodbye to everything I thought I knew
You were the one I loved
The one thing that I tried to hold on to

I still get lost in your eyes
And it seems that I can't live a day without you
Closing my eyes and you chase my thoughts away
To a place where I am blinded by the light
But it's not right

And it hurts to want everything and nothing at the same time
I want what's yours and I want what's mine
I want you
But I'm not giving in this time

And when the stars fall
I will lie awake
You're my shooting star

(goodbye to you) (michelle branch)

Sarkilar Anlatir Bazen Durumu #2


yaz çocuk bu gece
ismini yollarına, bu kente
anlat ne demekmiş, kazı caddelere
aşk bu gece şehri terk etti

çal çocuk bu gece
şehrin tüm kapılarını hüzünle
ıslak kelebekler bırak ellerine söyle
aşk bu gece şehri terk etti

kal duymayı bekledi
git duymayı değil de
sadece sevilmeyi istedi
bu onun suçu değildi

döküldü bu gece
yağmur gözlerine, eline, yüzüne
al ısıt, elleri çok soğuk
kapa göğsüne

çarpıyor yüzüne
rüzgar ellerine, saçına, tenine
sev onu, kalbi çok çok soğuk
ısıt göğsünde

(ask bu gece sehri terketti) (cem adrian)

son degil


Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Sarkilar Anlatir Bazen Durumu #1


Hayat boş elde var sıfır
Hiç bişey yok yine yanlızım
Bi tek ben varım etrafında
Hiç kimse yok ki başka

Oysa alıştım sana
Görmeye hergün seni başka başka
Nerdesin bilmiyorum
Ve seni hiç özlemiyorum

Bugün uzaksın bana
Çok da umrumda
Ağlıyorum sanma
Sakın ha üzülme benim adıma
Bu daha fazla koyar bana

Yoldan geçen herkesin aklına takılırsın
Ah bi sana baksa
Başka ne istersin ki sen bundan daha fazla

Evet hoşsun güzelsin ama
Sadece bunlar yetmez ki bana
Nerdesin bilmiyorum ama
Seni hiç istemiyorum

Bugün uzaksın bana
Çok da umrumda
Ağlıyorum sanma
Sakın ha üzülme benim adıma
Bu daha fazla koyar bana

(pi)(cok da umrumda)

Bazen Kizar Insan

Be Hey Dürzü
Ne ararsın Allah ile aramda!...
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa niye türban sorarsın?

Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım, içerim.
İkimiz de gelsek kıldan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim

Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK'e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden de soğuyacak bu millet

İsgaldeki hali sakin unutma.
ATATÜRK'e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz!

Soylesem Faydasi Yok,, Sussam Gonul Razi Degil,,


soylemelisin, diyorlar,,
dusunmekteyimm,,

bilmesi gerek diyorlar,,
dusunmekteyim,,


muhtemelen soylemeyecegim,,,,,,

November Rain


NOVEMBER RAIN - GUNS 'N ROSES

November Rain
Kasım Yağmuru

When I look into your eyes
Gözlerinin içine baktığımda

I can see a love restrained
Bastırılmış bir aşk görüyorum

But darlin' when I hold you
Ama seni tuttuğumda sevgilim

Don't you know I feel the same
Bilmiyor musun aynı şeyi hissettiğimi

'Cause nothin' lasts forever
Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez

And we both know hearts can change
Ve ikimiz de kalplerin değişebileceğini biliyoruz

And it's hard to hold a candle
Ve zordur bir mum tutmak

In the cold November rain
Soğuk Kasım yağmurunda

We've been through this such a long long time
Uzunca bir süre bununlaydık

Just tryin' to kill the pain
Sadece acıyı öldürmeye çalışıyorduk

But lovers always come and lovers always go
Ama aşıklar her zaman gelir ve gider

An no one's really sure who's lettin' go today
Ve kimse gerçekten emin değil bugün kimin gitmeye izin verdiğine

Walking away
Yürüyüp gittiğine

If we could take the time
Eğer zamanı alıp

to lay it on the line
Rayına oturtabilseydik

I could rest my head
Kafamı dinleyebilirdim

Just knowin' that you were mine
Senin benim olduğunu bilerek

All mine
Bütünüyle benim


So if you want to love me
Eğer beni sevmek istiyorsan

Then darlin' don't refrain
O zaman sevgilim kendini tutma

Or I'll just end up walkin'
Yoksa yürümemle sonuçlanacak

In the cold November rain
Soğuk Kasım yağmurunda

Do you need some time...on your own
Biraz zamana ihtiyacın var mı? Kendi başına

Do you need some time...all alone
Biraz zamana ihtiyacın var mı? Tek başına

Everybody needs some time...on their own
Herkesin biraz zaman ihtiyacı var. Kendi başlarına

Don't you know you need some time...all alone
Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına

I know it's hard to keep an open heart
Biliyorum zordur açık kalpli olmak

When even friends seem out to harm you
Arkadaşların bile zarar verdiğinde

But if you could heal a broken heart
Ama eğer kırk bir kalbi iyileştirirsen

Wouldn't time be out to charm you
Zaman seni cezbetmeye hazır olacaktır

Sometimes I need some time...on myown
Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Kendi başıma

Sometimes I need some time...all alone
Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Tek başıma

Everybody needs some time...on their own
Herkesin biraz zamana ihtiyacı var. Keni başlarına

Don't you know you need some time...all alone
Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına.

And when your fears subside
Korkuların yatıştığında

And shadows still remain
Ve gölgeler hala varolduğunda

I know that you can love me
Biliyorum beni sevebileceğini

When there's no one left to blame
Suçlayacak kimse kalmadığında

So never mind the darkness
O yüzden karanlığı kafana takma

We still can find a way
Hala bir yol bulabiliriz

'Cause nothin' lasts forever
Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez

Even cold November rain
Soğuk Kasım yağmuru bile

Don't ya think that you need somebody
Herhangi birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun

Don't ya think that you need someone
Birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun

Everybody needs somebody
Herkesin birine ihtiyacı vardir

You're not the only one
Yalnız sen değilsin

You're not the only one
Yalnız sen değilsin

vazgecmek mi? belki,, unutmak mi? asla...


Koydum sevinclerimi önüme,
Baktım hepsi sensin
Yazdığım şiirlerin her hecesi
Üzüldüğüm tüm flimler

Yıpranmamış hayatlar büyük hüzünler bekler
Her işte bir hayır bu işte hepsi sensin

Şimdi senden vaz mı geçmeli
Masal olup yola devam mı etmeli

yine


dün yine "o"raya gittim..
"o" günden sonra ilk kez..

enteresan bi soğuk vardı "o" gün..
enteresan bi trafik vardı "o" gün..

çok zahmetli gelmiştin "o"raya "o" gün..
çok güzel gelmiştin "o" gün..

kötü bir film izledikten sonra gitmiş oturmuştuk "o"raya..

...

bu sefer yalnız gittim "o"raya..
"o"seferdeki gibi oturdum koltuğunu boş bırakarak..
"o" günkü sen yine ordaymışsın gibi hayal ederek izledim seni ( "o" koltuğu )..
gerçek rengine yaklaşmış dümdüz saçlarını izledim tekrar doya doya, "o" günkü gibi..
ama bu sefer gerçekten doya doya.. kaçamak bakışlarla değil.. doya doya..
bakmaya kıyamadığım gözlerine baktım bu sefer.. uzun uzun.. doya doya..
ama bu sefer gerçekten doya doya.. bu sefer kıyabiliyorum o gözlere..

buna da engel olacak değilsin ya.. bunu da benden alamazsın ya...

hiç içmediğim, aslında hiç içemeyeceğim bir türk kahvesi söyledim, uzaktaki yerden..
"o" gün sana söylediğim gibi..

..

soğumuş kahveyi tek yudumda içip kapattım..
masada bıraktım..

benden sonra gelecek olan kişi, pişman edilmiş bir adamın falına baksın ve ibret alsın diye..

tahammul

Efendiler!

“Eğer bu millet, bu memleket
parçalanacak olursa genel şerefsizliğin
enkazı altında şunun bunun şahsi
şerefi de parça parça olur.
Biz o genel şerefi kurtarabilmek için
harekete geçen millete ruhumuzla katıldık.
Katılmamıza mani olacak şahsi rütbeleri,
mevkileri de genel şerefi kurtarmaya
yönelik bir gaye olarak feda ettik…
Bunu anlamayıp da, milleti hala kendi
kafalarının keyfine göre idare etmeye kalkışan
kuvvetler artık birer beladır.
Bela çekmeye de bu milletin artık
tahammülü kalmamıştır.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Merhaba

Daha onceki blog, ITU spor Kulubu haberleri icin devredildi,,
murattsahinn dunyasi icin artik buradan yayin yapilacak,,
,,
goreceksiniz ki, cok da eglenceli bir dunya degil,,
ama,, anlatmazsaniz catlayacaginiz seyler olur ya,, onlari burdan dokecegim ortaliga,,
,,


muratt